Teslimat bölgelerinde kargonuzu kendiniz gidip almalısınız. Sitenin altında teslimat noktaları mevcuttur.
Tükendi
Gelince Haber Verİnsan, her şeyini kaybettiğinde özüne mi döner, yoksa vahşileşir mi?
Sürgünler Adası, siyasi bir hesaplaşmanın gölgesinde, 'öteki' ilan edilenlerin bir adadaki zorunlu buluşmasını konu alıyor. Bir yanda hayatta kalmak için verilen fiziksel mücadele, diğer yanda inançlar, ideolojiler ve geçmişin yükleriyle yüzleşen karakterler...
Roman, okuru Kuş Cenneti'nin büyüleyici doğasından mülteci botlarının trajedisine, bir toplumu sıfırdan kurma çabasından otoritenin karanlık yüzüne kadar geniş bir yelpazede yolculuğa çıkarıyor. Bu sadece bir sürgün hikâyesi değil; insan doğasının, dayanışmanın ve yeniden başlama cesaretinin distopik bir panaroması."
Nuran iyiden iyiye gülmeye başlamıştı... "Bakın, biz kadınlar öteden beri söyleyip duruyoruz etkin unsurun ne olduğunu, ama taşlaşmış erkek kafalar bir türlü içeri almıyor bunu... Aslında birkaç ay önce sen de söyledin fakat demek ki halen kafada boşluklar var. O yüzden burada bir kere daha söyleyim: Göz ardı edilmemesi gereken unsur kadındır. İktidarı sürekli takip eden direnç kaynağı kadındır... Her boşlukta öne fırlayıp katılan, eşitlik talep eden ve barışçı, adaletçi, bölüşümcü, dayanışmacı tarzını egemen kılan kadın...
"Bu olgu süreğendir. Ama aynı zamanda iktidarın süreğenliği de bundandır; her ikisi de erkek egemenliğine dayanır çünkü... Başka deyişle, iktidarın kaynağı, erkeğin kadın üzerindeki egemenliğidir. Bütün bu melanet, baştanbaşa kanlı kavgalı sınıflı toplumlar tarihi, kadının tahakküm altına alınmasıyla başladı ve halen de devam ediyor. Bunu göz ardı ederseniz, 'mikro iktidar', 'makro iktidar' gibi bir sürü laf edilir ama hem iktidar olgusunun hem de sınıflı toplumlar tarihinin doğru düzgün çözümlemesi yapılamaz.
| Barkod | 9786259647883 |
| Basım Yılı | 2026 |
| Cilt Durumu | Karton Kapak |
| Dil | Türkçe |
| Ebat | 13,5 x 19,5 |
| Kağıt Türü | Kitap Kağıdı |
| Sayfa Sayısı | 458 |
İnsan, her şeyini kaybettiğinde özüne mi döner, yoksa vahşileşir mi?
Sürgünler Adası, siyasi bir hesaplaşmanın gölgesinde, 'öteki' ilan edilenlerin bir adadaki zorunlu buluşmasını konu alıyor. Bir yanda hayatta kalmak için verilen fiziksel mücadele, diğer yanda inançlar, ideolojiler ve geçmişin yükleriyle yüzleşen karakterler...
Roman, okuru Kuş Cenneti'nin büyüleyici doğasından mülteci botlarının trajedisine, bir toplumu sıfırdan kurma çabasından otoritenin karanlık yüzüne kadar geniş bir yelpazede yolculuğa çıkarıyor. Bu sadece bir sürgün hikâyesi değil; insan doğasının, dayanışmanın ve yeniden başlama cesaretinin distopik bir panaroması."
Nuran iyiden iyiye gülmeye başlamıştı... "Bakın, biz kadınlar öteden beri söyleyip duruyoruz etkin unsurun ne olduğunu, ama taşlaşmış erkek kafalar bir türlü içeri almıyor bunu... Aslında birkaç ay önce sen de söyledin fakat demek ki halen kafada boşluklar var. O yüzden burada bir kere daha söyleyim: Göz ardı edilmemesi gereken unsur kadındır. İktidarı sürekli takip eden direnç kaynağı kadındır... Her boşlukta öne fırlayıp katılan, eşitlik talep eden ve barışçı, adaletçi, bölüşümcü, dayanışmacı tarzını egemen kılan kadın...
"Bu olgu süreğendir. Ama aynı zamanda iktidarın süreğenliği de bundandır; her ikisi de erkek egemenliğine dayanır çünkü... Başka deyişle, iktidarın kaynağı, erkeğin kadın üzerindeki egemenliğidir. Bütün bu melanet, baştanbaşa kanlı kavgalı sınıflı toplumlar tarihi, kadının tahakküm altına alınmasıyla başladı ve halen de devam ediyor. Bunu göz ardı ederseniz, 'mikro iktidar', 'makro iktidar' gibi bir sürü laf edilir ama hem iktidar olgusunun hem de sınıflı toplumlar tarihinin doğru düzgün çözümlemesi yapılamaz.
| Barkod | 9786259647883 |
| Basım Yılı | 2026 |
| Cilt Durumu | Karton Kapak |
| Dil | Türkçe |
| Ebat | 13,5 x 19,5 |
| Kağıt Türü | Kitap Kağıdı |
| Sayfa Sayısı | 458 |